İstanbul Barajlarında Kritik Eşik: Doluluk Yüzde 38,03’e Düştü
İstanbul'un içme suyu kaynaklarında ciddi bir gerileme yaşanıyor. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 18 Eylül 2026 itibarıyla barajların doluluk oranı yüzde 38,03'e düştü. Bu, son 10 yıl içinde baraj doluluğunun yüzde 40'ın altına inmesinin üçüncü kez gerçekleşmesi anlamına geliyor. Yaz aylarındaki kuraklık, azalan yağışlar ve artan su tüketimi rezervlerin hızla azalmasına neden oldu. Baraj havzalarına düşen yağış miktarında da belirgin bir düşüş gözlemleniyor. Uzmanlar, sonbahar ve kış aylarındaki yağışların, rezervlerin yeniden güçlenmesi için kritik olduğunu belirtiyor. Su tasarrufu önlemleri, bireysel düzeyde yeniden gündeme geldi. İstanbul'un su tedarikinin sadece barajlarla sınırlı olmadığı, farklı kaynaklardan da sağlandığı vurgulanıyor.
İstanbul Barajlarında Kritik Eşik: Doluluk Yüzde 38,03’e Düştü
İstanbul’un içme suyu kaynaklarındaki gerileme dikkat çekici seviyeye ulaştı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi verilerine göre kente su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı 18 Eylül 2026 itibarıyla yüzde 38,03’e kadar düştü.
Son verilerle birlikte İstanbul barajlarında doluluk, son 10 yılın aynı dönemleri içerisinde üçüncü kez yüzde 40 seviyesinin altında kaydedildi. Yaz aylarındaki sıcak ve kurak hava, azalan yağışlar ve artan su tüketimi rezervlerin hızlı şekilde gerilemesinde etkili oldu.
İstanbul Baraj Doluluk Oranı Yüzde 38,03 Oldu
İstanbul’a su sağlayan baraj ve göletlerin toplam depolama kapasitesi yaklaşık 868 milyon 683 bin metreküp seviyesinde bulunuyor.
18 Eylül itibarıyla bu kaynaklarda yaklaşık 330 milyon metreküp su bulunduğu hesaplandı. Ortalama doluluk oranı ise yüzde 38,03 olarak ölçüldü.
Yaz başındaki seviyelerle karşılaştırıldığında düşüş daha belirgin hale geliyor. İstanbul barajları mayıs ayında yüzde 70’in üzerindeki seviyeleri görmüştü. Yaz boyunca devam eden gerilemenin ardından eylül ortasında rezervler yüzde 40 eşiğinin altına indi.
Son 10 Yılda Üçüncü Kez Yüzde 40’ın Altında
İSKİ’nin geçmiş yıllara ait 18 Eylül verileri, mevcut seviyenin olağan dönemlere kıyasla düşük olduğunu ortaya koyuyor.
Aynı tarihte İstanbul barajlarının ortalama doluluk oranı 2017’de yüzde 57,33, 2018’de yüzde 57,97, 2019’da yüzde 52,76 ve 2020’de yüzde 41,21 olarak ölçülmüştü.
2021 yılında oran yüzde 53,56, 2022’de ise yüzde 52,14 seviyesindeydi.
Daha sert düşüşün yaşandığı 2023 yılında barajlardaki doluluk yüzde 25,28’e kadar geriledi. 2024’te yüzde 41,26 olan oran, 2025’in aynı tarihinde yüzde 33,49 olarak kaydedildi.
2026’daki yüzde 38,03’lük seviyeyle birlikte barajlar son 10 yıllık dönemde 18 Eylül tarihinde üçüncü kez yüzde 40’ın altında kaldı.
Baraj Havzalarına Düşen Yağış da Azaldı
Sorunun yalnızca sıcak havalarda artan su tüketiminden kaynaklanmadığı görülüyor. Baraj havzalarına ulaşan yağış miktarında da son yıllarda belirgin bir gerileme bulunuyor.
2026 yılında İstanbul’un baraj havzalarına düşen toplam yağış miktarı 18 Eylül itibarıyla metrekare başına 540,49 kilogram olarak ölçüldü.
Aynı değer 2025 yılında 619,92 kilogram, 2024’te 709,27 kilogram ve 2023’te 852,64 kilogram seviyesindeydi.
Bu tablo, barajları besleyen havzalardaki yağış miktarının son yıllarda aşağı yönlü bir seyir izlediğini gösteriyor.
Barajlardaki Su Neden Hızla Azalıyor?
Yaz aylarında yağış miktarının azalması barajlara gelen yeni su miktarını düşürürken yüksek sıcaklıklar buharlaşmayı artırıyor.
Aynı dönemde İstanbul’daki günlük içme ve kullanma suyu tüketiminin yükselmesi de rezervler üzerindeki baskıyı artırıyor. Evsel tüketimin yanında bahçe ve yeşil alan sulaması gibi kullanımlar sıcak dönemlerde toplam su talebini yükseltebiliyor.
Uzmanlar ayrıca yağışın yalnızca miktarının değil, hangi aralıklarla ve ne şekilde gerçekleştiğinin de önemli olduğuna dikkat çekiyor. Çok kısa sürede gerçekleşen şiddetli yağışların tamamı barajlara ulaşmıyor. Suyun önemli bir bölümü yüzey akışıyla farklı alanlara taşınabiliyor.
Gözler Sonbahar ve Kış Yağışlarında
İstanbul’un su rezervleri açısından bundan sonraki en önemli dönem sonbahar ve kış ayları olacak.
Yaz boyunca gerileyen barajların yeniden güçlenebilmesi için havzalara düzenli ve yeterli yağış düşmesi gerekiyor. Özellikle sonbahar yağışlarının zayıf kalması halinde mevcut rezervler üzerindeki baskının devam edebileceği belirtiliyor.
Mevcut yüzde 38,03’lük oran İstanbul’da kısa vadede suyun tükeneceği anlamına gelmiyor. Kentin su tedariki yalnızca barajlardaki mevcut depolardan oluşmuyor ve farklı kaynaklardan da su sağlanıyor.
Ancak baraj seviyesindeki hızlı düşüş ve havzalardaki yağış miktarının azalması, önümüzdeki aylardaki hava koşullarının önemini artırıyor.
Su Tasarrufu Yeniden Gündemde
Baraj seviyelerinin yüzde 40’ın altına inmesiyle birlikte bireysel su tasarrufu da yeniden önem kazandı.
Duş sürelerinin azaltılması, diş fırçalarken ve el yıkarken musluğun gereksiz yere açık bırakılmaması, sızıntı yapan muslukların onarılması ve sebze-meyvelerin akan su yerine bir kap içerisinde yıkanması günlük tüketimin azaltılmasına yardımcı olabiliyor.
18 Eylül itibarıyla İstanbul barajlarında yaklaşık 330 milyon metreküp su bulunuyor. Bundan sonraki süreçte doluluk oranlarının yönünü büyük ölçüde sonbahar yağışlarının miktarı ve kentteki su tüketiminin seyri belirleyecek.